kesik
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ön ad
[düzenle]kesik


- Kesilmiş olan.
- Biri saçları kesik, gözleri ayrık, dişleri dökük fakat çok dinç ve güzel bir nineydi. - H. E. Adıvar
- (mandıracılık) Kesilerek bozulmuş süt.
- Kesik süt.
- kısa kelimesinin eş anlamlısı
- aralıklı kelimesinin eş anlamlısı
- (spor) Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu).
- (argo, para) Parası olmayan.
- (argo) Tutkun, hayran olan.
Ad
[düzenle]kesik (belirtme hâli kesiği, çoğulu kesikler)

- (mandıracılık) çökelek kelimesinin eş anlamlısı
- (yazı) Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı.
- eş anlamlısı: kupür
- Bulabildiği tüm gazete kesiklerinde gördüğü muhabir cinliklerinin dışında, elle tutulur bir şey yoktu malzeme olarak eski meslektaşlarının elinde.— 2011, Celil Oker, Beşpeşe, Metis Yayınları, s. 146
- Kesilmiş olan yer.
- (halk ağzı) Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek.
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Kubbealtı Lugatı'nda "KESİK :"