resim
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Arapça رَسْم (rasm, “1. işaretleme, 2. iz, işaret, simge, damga, 3. suret, 4. formalite, ayin”) sözcüğünden .
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]resim (belirtme hâli resmi, çoğulu resimler)

- (resim) Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri.
- Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. -T. Buğra
- Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
- Türkiye'de resim bir müddetten beri soysuz bir sanat hâline gelmeye başladı. - O. S. Orhon
- (hukuk) Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç.
- Osmanlı Devleti'nin birçok vergi ve resimleri bu yüzden doğrudan doğruya yabancı alacaklıların cebine gider. - Y. K. Karaosmanoğlu
- (fotoğrafçılık) fotoğraf kelimesinin eş anlamlısı
- Arzu eden, yüzünü bu boşluktan çıkarıp fotoğraf çektirir, sözgelimi Baltalı ilah kılığındaki resmini arkadaşlarına göstererek caka satardı.— 1997, İhsan Oktay ANAR, “Önemli Şahıslar”, Öküz, 36. sayı, s. 16
- tören kelimesinin eş anlamlısı
- Açık gösterge, kesin sonuç.
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]resim defteri, resim yazı, resim sehpası, resmetmek, resmigeçit, resmikabul, baskı resim, büyük resim, cam resim, canlı resim, çıplak resim, çizgi resim, dağlama resim, gölgeli resim, ıstampa resim, kazıma resim, net resim, nevresim, robot resim, saydam resim, soyut resim, temsilî resim, vesikalık resim, yakma resim, atölye resmi, demir resmi, duvar resmi, geçit resmi, işgaliye resmi, kabul resmi, mağara resmi, palamar resmi, şövale resmi, tellaliye resmi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de resim