İçeriğe atla

halka

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Halka, Halką, halką, hálka

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça حلقة‎ (ḥalḳa(t), “yüzük, halka, zincir baklası”) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi حلقه‎, Arapça حَلْقَة‎ (ḥalḳa).

halka (belirtme hâli halkayı, çoğulu halkalar)

Anahtarlığın halkası var. (1)
Perde halkaları (2)
Altın halkalar. (3)
Adam, suda halkalar yaratmış. (4)
Çocuklar halka olmuşlar. (5)
Halka (8)
  1. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember.
    • "Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı." - Falih Rıfkı Atay
  2. (araçlar) Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı.
    • Perde halkası.
  3. Çevre, muhit.
    • Çocukluğumuzu boğan zorbalık halkası en içteki dar halkaydı. Yıllar içinde sıçrayarak diğer alanlara bulaşmış, gittikçe genişleyen pek çok halka oluşmuştu.
      — 2024, Eylem ATA GÜLEÇ, Yanımda Kal, Yapı Kredi Yayınları, s. 82
  4. (takı) Değerli metallerden yapılan çember biçimindeki süs eşyası.
    • Kulağındaki altın halka. Nişan halkası.
  5. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.
    • Suda halkalar oluştu.
  6. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
  7. (fizyoloji) Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk.
    • Seyrelen saçla­rını düzeltti, mavi gözlerini çevreleyen siyah, oturmuş, içine doğru iyice koyulaşıp derinleşen halkaları par­maklarıyla ovaladı.
      — 2010, Ahmet BÜKE, Kumrunun Gördüğü, Can Sanat Yayınları, s. 86
  8. (yiyecekler) Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit.
    • "İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı." - Reşat Nuri Güntekin
  9. (spor) Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan jimnastik aracı.

Çekimleme

[düzenle]
halkanın çekimlemesi
hâl tekil çoğul
yalın halka halkalar
belirtme halkayı halkaları
yönelme halkaya halkalara
bulunma halkada halkalarda
ayrılma halkadan halkalardan
tamlayan halkanın halkaların
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın halkam halkalarım
belirtme halkamı halkalarımı
yönelme halkama halkalarıma
bulunma halkamda halkalarımda
ayrılma halkamdan halkalarımdan
tamlayan halkamın halkalarımın
2. tekil (senin)
yalın halkan halkaların
belirtme halkanı halkalarını
yönelme halkana halkalarına
bulunma halkanda halkalarında
ayrılma halkandan halkalarından
tamlayan halkanın halkalarının
3. tekil (onun)
yalın halkası halkaları
belirtme halkasını halkalarını
yönelme halkasına halkalarına
bulunma halkasında halkalarında
ayrılma halkasından halkalarından
tamlayan halkasının halkalarının
1. çoğul (bizim)
yalın halkamız halkalarımız
belirtme halkamızı halkalarımızı
yönelme halkamıza halkalarımıza
bulunma halkamızda halkalarımızda
ayrılma halkamızdan halkalarımızdan
tamlayan halkamızın halkalarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın halkanız halkalarınız
belirtme halkanızı halkalarınızı
yönelme halkanıza halkalarınıza
bulunma halkanızda halkalarınızda
ayrılma halkanızdan halkalarınızdan
tamlayan halkanızın halkalarınızın
3. çoğul (onların)
yalın halkası halkaları
belirtme halkasını halkalarını
yönelme halkasına halkalarına
bulunma halkasında halkalarında
ayrılma halkasından halkalarından
tamlayan halkasının halkalarının

Ön ad

[düzenle]

halka

  1. Çember biçiminde olan.

Köken 1

[düzenle]

halk + -a

halka

  1. halk sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

halka dizilişli, halka oyunları, halka yay, nişan halkası, yıl halkası

Çeviriler

[düzenle]
halka

Çeviriler

[düzenle]
halka

Kaynakça

[düzenle]
  • Nişanyan Sözlük'te: halka.

Ek Okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Arapça, حَلْقَة‎ (ḥalḳa).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: hal‧ka

halka

  1. halka