gölge
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe kölige - kölü
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]gölge (belirtme hâli gölgeyi, çoğulu gölgeler)

- (optik) saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık.
- Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? - H. E. Adıvar
- Güneş ışınlarından korunacak yer.
- Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. - M. Ş. Esendal
- ne olduğu anlaşılmayan karaltı, silüet.
- Ben, ay yüzlü güzellerin peşinde bir gölgeye benzerim. - A. Kabaklı
- resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
- yetkisi olmadığı hâlde etkili olan.
- Gölge başkan. Gölge kabine.
- röfle kelimesinin eş anlamlısı.
- birinin yanından hiç ayrılmayan kişi.
- koruma, kayırma himaye.
- Onun gölgesi altında yaşıyor.