İçeriğe atla

gölge

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe kölige - kölü

Söyleniş

[düzenle]

gölge (belirtme hâli gölgeyi, çoğulu gölgeler)

Gölge bir yer (2)
İnsanların gölgeleri (1)
  1. (optik) saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık.
    • Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? - H. E. Adıvar
  2. Güneş ışınlarından korunacak yer.
    • Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. - M. Ş. Esendal
  3. ne olduğu anlaşılmayan karaltı, silüet.
    • Ben, ay yüzlü güzellerin peşinde bir gölgeye benzerim. - A. Kabaklı
  4. resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
  5. yetkisi olmadığı hâlde etkili olan.
    • Gölge başkan. Gölge kabine.
  6. röfle kelimesinin eş anlamlısı.
  7. birinin yanından hiç ayrılmayan kişi.
  8. koruma, kayırma himaye.
    • Onun gölgesi altında yaşıyor.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

gölge balığı, gölge etmek, gölge oyunu

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]