ders
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi درس, Arapça دَرْسٌ (dersun).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]ders (belirtme hâli dersi, çoğulu dersler)
- (eğitim) öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. — S. F. Abasıyanık
- bu bilgi aktarımı için ayrılan süre
- öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu. — N. Cumalı
- (mecaz) Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz
- öğretmenin öğrenciye belirli bir müddet verdiği bilgi
Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. — S. F. Abasıyanık
- ders bilgisi aktarımı için ayrılan süre
- bir olayın hafızada bıraktığı öğretici iz
Çekimleme
[düzenle]Alt kavramlar
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de ders
Kuzey Kürtçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]ders ?
- (eğitim) ders